Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde, gebelik sürecinde gerekli tarama ve tanı testlerinin yapılmadığı iddiasıyla açılan davada mahkeme, hekim ve özel hastanenin aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğine hükmetti. Arabuluculuk aşamasında talep edilen 700 bin TL’yi kabul etmeyen hastane hakkında açılan davada, faizi ve masraflarıyla birlikte yaklaşık 77 milyon TL tazminata karar verildi.
3 Temmuz 2021’de Down sendromlu olarak dünyaya gelen M.K. isimli kız çocuğun ailesi, gebelik boyunca düzenli kontrollerini özel bir hastanede yaptırmalarına rağmen risklere ilişkin kendilerine herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını öne sürerek hukuki süreç başlattı. Aile, özellikle gebeliğin kritik dönemleri olan 11 ila 14’üncü haftalarda tarama testlerinin önerilmediğini ve Down sendromu riskine dair bilgilendirilmediklerini belirtti.
Arabuluculuk sürecinde hastane yönetiminden 700 bin TL tazminat talep eden aile, bu talebin reddedilmesi üzerine Ergani 1’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı. Yaklaşık dört yıl süren yargılama sürecinde dosya birden fazla kez Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Mahkeme, bilirkişi raporları ve Adli Tıp değerlendirmeleri doğrultusunda, ailenin gebelik sürecinde gerekli testler, test sonuçları ve olası seçenekler konusunda yeterince bilgilendirilmediğini tespit etti. Kararda, hastane tarafından aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini gösteren imzalı ve somut belgelerin dosyaya sunulmadığı vurgulandı.
Bu gerekçelerle mahkeme, 43 milyon 783 bin TL maddi tazminat ile 225 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. 2021 yılından itibaren işleyen faizler ve yargılama masraflarıyla birlikte toplam tutarın yaklaşık 77 milyon TL’ye ulaştığı belirtildi. Kararın istinaf yolu açık bırakıldı.
Ailenin avukatı Ferhat Yiğit, müvekkillerinin gebelik süresince düzenli olarak özel hastaneye başvurduğunu ancak kritik haftalarda tarama testlerinin önerilmediğini belirterek, “Aile, çocuklarının Down sendromlu olduğunu doğumdan sonra öğrendi. Dosyadaki epikriz raporları da bu testlerin önerilmediğini ortaya koydu. Mahkeme, aydınlatma yükümlülüğünün ihlal edildiğine kanaat getirdi” dedi.
Yiğit ayrıca, arabuluculukta uzlaşma sağlanmamasının ardından açılan davada, mahkemenin hem sürekli bakım ihtiyacı hem de iş göremezlik giderlerini dikkate alarak yüksek tutarda maddi tazminata hükmettiğini ifade etti.