Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP), Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Abdullah Öcalan’la görüşmek üzere İmralı Adası’na giden heyetine üye vermeme kararına yönelik tepkiler büyüyor. Bu kararı kabul edilemez bulan CHP üyesi Canan Demir, partiyle yollarını ayırdığını açıkladı.
Daha önce CHP Diyarbakır Kadın Kolları’nda görev alan ve Kayapınar)l Belediye Başkan adaylığı yapan Demir, istifasını CHP Diyarbakır İl Başkanlığı binası önünde düzenlediği basın açıklamasıyla duyurdu.
Demir, Kürt sorununun çözümünde tarihsel bir fırsatın bir kez daha heba edildiğini belirterek, “Diyalog, müzakere ve barışın reddi; siyasal iradenin tercihini çatışma siyasetinden yana yaptığının açık göstergesidir” dedi.
“Tarihsel yüzleşme olmadan çözüm olmaz”
CHP’nin tavrının, geçmişin baskıcı uygulamalarını hatırlattığını söyleyen Demir, şunları ifade etti:
“Bu karar; Şark Islahat Planı’ndan Dêrsim’e, Varto’dan 1990’ların karanlığına uzanan inkâr ve asimilasyon politikalarının güncel bir yansımasıdır. Tarih göstermiştir ki ertelemek, yok saymak ve yüzleşmekten kaçmak hiçbir sorunu çözmemiştir.”
Partide bulunma nedeninin “değişim umudu” olduğunu vurgulayan Demir, bunun büyük bir yanılgı olduğunun ortaya çıktığını dile getirdi:
“Kürtlerin iradesini görmezden gelen, barışı risk olarak gören bir zihniyetin değişim iddiası inandırıcı değildir. Kürtleri sadece seçim dönemlerinde hatırlayan bir yaklaşımı kabul etmiyorum.”
“Ahlaki ve politik olarak mümkün değil”
Kürt kimliğinin ve barış siyasetinin yanında durmaya devam edeceğini söyleyen Demir, açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:
“Toplumsal barışa dair net bir perspektifi olmayan, demokratik çözümü hedeflemeyen bir partide siyaset yapmayı hem ahlaki hem politik olarak mümkün görmüyorum. Bu nedenle CHP’den istifa ediyorum. Barışın ve eşit yurttaşlığın mücadelesini sürdüreceğim.”